Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
Vücut BakımıRSSYorum RSS

Selülit hakkında bilmeniz gereken herşey 

Selülit hakkında bilmeniz gereken herşey


SELÜLİTTEN NASIL KORUNULUR?

-Kilonuzu koruyun. Günde 1500 kalori alın.
-Çok hareket edin, örneğin jogging yapın, bisiklete binin, yüzün, jimnastik yapın.
-Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir.
-Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin.
-Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, çikolata, kızartma ve undan uzak durun.
-erinin kanla beslenmesini teşvik edin. Örneğin masaj eldiveni ile kendi kendinize yapacağınız masajla, bir sıcak, bir soğuk duşu sorunlu yerlere tutun. Saunaya gidin.

SELÜLİT BIR HASTALIK MIDIR?


Evet, selülit bir hastalık olup tıptaki adı Hidrolipodistrofidir.

SELÜLİT TEŞHİSİNİ KENDİMİZ KOYABİLİR MİYİZ?

Evet. Cilt iki parmak arasında kıstırıldığında, cildin dış tabakasında girinti ve çıkıntılar meydana gelir ki tıpta buna portakal kabuğu görünümü denir.

SELÜLİT KADINLARDA HANGI BÖLGELERE YERLEŞİR?


Uyluğun üst kısmı, dizin ve bileğin iç kısımları, kaba et ve baldırların arkası ve üst bacaklara genelde süvari pantolonu şeklinde yerleşir.

SELÜLİT REJİMLE GEÇER Mİ?


Hayır, selülit tüm zayıflama rejimlerine karşı direnç gösterir. Özel bir tedavi gerektirir, kendi kendine geçmez.

SELÜLİT NELERDEN OLUŞUR?

1-Dayanıklı hale gelmiş bölmeli bir konjonktif doku.

2-Su molekülleri ve tuz molekülleri.

3-Konjonktif doku içine hapsolmuş yağ hücreleri birikintileri. Bu bölgesel yağ birikimi, cildin hareketliliğinin azalması ve kalınlığının artmasıyla kendini gösterir. Elle dokunulduğunda cilt pütürlü, sertleşmiş ve muntazam olmayan bir görüntü verir.

SELÜLİT AĞRILI MIDIR?


Evet, selülit ağrılı olabilir. Ağrının şiddeti selülitin sinir liflerinin üzerine yapmış olduğu basınç derecesiyle orantılı olarak değişir.

ZAYIF KADINLARDA SELÜLİT OLUR MU?

Evet, selülit zayıf hatta sıska kadınlarda bile görülebilir.

SELÜLİTİN NEDENLERİ NEDİR?
Hormonal nedenler:
Hiper folikülin, yani kadınlarda yumurtalardan salgılanan folikülin hormonunun artışı. Bu hormon, dokularda su tutma özelliği nedeniyle selülite zemin hazırlar.
Soya çekim:
Anne selülitli ise çocuğunda da selülit görülebilir.
Dolaşım bozukluğu (damar yetmezliği):
Selülit ve damar yetmezliği birbirine paralel gider. Yani selülit damar yollarında oluşur ve damarları sarar, sıkar. Bu durum kan dolaşımını daha da zorlaştırır ve varisler meydana gelir. Bu da damar yetmezliği, selülit, varis, daha ileri derecede damar yetmezliği olarak gittikçe ciddi boyutlara varır.
SELÜLİTİN OLUŞMASINDA DİĞER NEDENLER NELERDİR?

Kabızlık, hipotiroid, doğum kontrol hapı kullanımı, karaciğerin kötü fonksiyonu ve sinirsel düzensizlik.

KAÇ AŞAMADA GELİŞİR?

Selülit üç aşamada gelişir. Birinci aşaması dolaşım bozukluğudur, damarlardan çıkan su dokulara dolar. Dokular acılı ve duyarlıdırlar. Ödemli denilen bu devrede başarılı bir şekilde tedavi yapılabilir. Bu devrede tedavi yöntemi mezoterapidir. Ikinci aşamada, ödem daha da fazlalaşır. Bu aşamada selüliti buradan atmak oldukça güç olmasına karşın, tıpta mezoterapi ile başarılı bir tedavi mümkündür. Üçüncü aşamada, bu dokularda biriken yağ, su ve tuz molekülleri organizma tarafından kullanılamaz ve selülit yerleşir.

SELÜLİTTE NASIL BIR BESLENME REJİMİ UYGULANMALIDIR?


Rejimin, su açısından zengin, tuz açısından zayıf olması gerekir. Selülit tedavisinde tuzu asgari düzeye indirmek gerekir. Balık, kabuklu deniz ürünleri, kümes hayvanı ve yumurta yenilerek protein açısından zengin bir beslenme uygulanır. Proteinler ödemi önler ve iştah artırır. Şekerlemeler, hamur işleri, bakliyat kaldırılmalıp, alkolden uzak durulması gerekir. Zira alkol kanda yağa dönüşür ve vücutta birikir.

SELÜLİT HANGİ YÖNTEMLERLE TEŞHİS EDİLİR?
Termografi: Vücutta kan dolaşımının normal olduğu bölgelerde vücut ısısı da normal olur. Dolaşım bozukluğu olan yerlerde kanlanma azalacağı için, bu bölgeler vücudun normal ısısından daha soğuk olur. Selülitin oluşma nedenlerinden biri dolaşım bozukluğu olup termografi ile dolaşım bozukluğunun ve selülitin yeri de teşhis edilir.
Ekografi: Bir çeşit ultrason cihazı olup uygulandığı yerin, ayrıntılı olarak görünümünü sağlar. Selülite uygulanma amacı deri kalınlığının ve yağ tabakasının kalınlığının ölçümüdür.
Manyetik rezonans: Vücudun 3 boyutlu incelenmesi imkanını sunar. Bu sayede cilt kalınlığı, yağ tabakası ve oluşabilecek ikincil, üçüncül (tümör, yapısal bozukluklar) nedenlerin varlığının ya da yokluğunun tespitini sağlar.

SELÜLİTTE UYGULANAN MEZOTERAPİ YÖNTEMLERİNDE HEDEFLENEN AMAÇ NEDİR?

Tedavinin asıl amacı selüliti oluşturan süreci tersine çevirmek ve yağ hücreleri düzeyinde lipolizi tekrar harekete geçirmektir. Yani, birikimi ortadan kaldırmak, lenf ve kan dolaşımını rahatlatmak, lipoliz mekanizmasını tekrar harekete geçirmektir.

LİPOLİZ NEDİR?

Yağ hücrelerinin boşluğunda depolanan yağların kimyasal olarak parçalanması ve eritilmesi, enerji olarak vücuda verilmesi olayı olarak tanımlanır.

KİŞİ SELÜLİTLİ Mİ DOĞAR?
Hayır, kişi selülitli doğmaz. Ne bebek, ne de çocuklarda selülit olur. Selülit gerçek olarak erişkinlik döneminde ortaya çıkar. Ancak selülitte kalıtım önemli rol oynar. Kalıtımın kesin surette etkili olabilmesi için, hem anne hem de babada yağ fazlalığına ilişkin sorunların bulunması gerekir. Bu durumda kişinin, ilk ergenlik belirtilerinden itibaren ve daha sonra da yaşamının değişik evrelerinde, örneğin gebelik ve menopoz gibi hormonal açıdan çok önemli zamanlarda da izlenmesi gerekir.

HAMİLELIK SELÜLİTE UYGUN ORTAMI HAZIRLAR MI?

Vakaların çoğunda hamilelik gerçekten selülitin belirmesine neden olur. Çünkü doğumdan önce ve doğumdan sonra meydana gelen hormonal değişimler, gerçek bir dengesizliğe neden olur. Doğumdan sonra selülit biraz azalsa da bir miktar selülit birikimi kalır.

MENOPOZ DÖNEMİ ŞİŞMANLAMA DÖNEMİ MİDİR?

Menopoz döneminde özellikle kiloda fazlalığa doğru belirli bir eğilim olur. Ayrıca hormonal dengesizlik, vücudun su tutması ve selülit görülür. Psikolojik açıdan, kadın cinselliğindeki değişim ve buna eklenen çeşitli olaylar kadınlarda depresyona doğru bir eğilim yaratabilir. Kadınlar da kendilerini avutmak için genellikle kontrolsüz ve hatta oburluğa varan bir yeme alışkanlığının içine düşer ve kilo alırlar.

SPOR SELÜLİTİ TEDAVİ EDER Mİ?

Hayır. Sert sporlar, vücudun belirli bir kısmını çalıştıran ve düzensiz yapılan sporlar hiçbir işe yaramaz. Selülite karşı en etkili spor tempolu yürüş ve yüzmedir. Fakat tıbbi olarak, bütün sporlar içinde en iyisi jimnastiktir. Bunun bir avantajı da herkes tarafından istenildiği yerde, istenilen zamanda ve şekilde uygulanabilmesidir.

SELÜLİT ÇOK OLDUĞUNDA TEDAVİSİ DAHA MI ZORDUR?

Hayır. Tedavi daha uzun sürer, ama daha güç olmaz. Yöntem her zaman aynı olup esas zor olan, hastaya kendini sevmeyi öğretmek, harekete geçirmek ve mücadele bilinci kazandırmaktır.

ERKEKLERDE NİYE SELÜLİT OLMAZ?

Erkeklerde selülit olmamasının en önemli nedeni onlarda başka hormonların, özellikle de yağlı hücre oluşumunda hiçbir etkisi olmayan erkeklik hormonunun bulunmasıdır.

SELÜLİT BÜYÜME ÇAĞINDA TEDAVİ EDİLMELİ MİDİR?

Selülit, genellikle büyüme çağında ortaya çıkar. Psikolojik bir sorundan kaynaklanan bir oburluğun sonucu olmadığı halde 14-15 yaşlarında selülit oluşması, hormonal bir düzensizliğin işaretidir. Genç kızlarda selülit oluştuğunda, düşük kalorili bir rejim izlenebilir, spor ve jimnastik yapılabilir ve çok gerekirse mezoterapi uygulanabilir.

ŞİŞMANLIK İLE SELÜLİT ARASINDA NE FARK VARDIR?

Bu ikisini kesinlikle karıştırmamak gerekir. Eğer kişi şişmansa mutlaka selüliti de olur. Ama selülitin cildin derin dokularını bile etkileyen, temelde hormonal kökenli özel bir bozukluk olduğunu bilmek gerekir. Bu bozukluk, son derece zayıf kadınlarda bile görülebilir. Fazla kiloların tüm vücuda yayılmasına karşın selülit, bacak, baldır, kol gibi belirli bölgelerde görülür.

SIK SIK KİLO ALIP VERMEKTEN NİYE KAÇINMALIYIZ?

Bazı kimseler sürekli kendilerini kısıtlamaktansa, çok kötü bir görünüş alıncaya kadar yiyip şişmanlar, sonra da bu kilolarını çok hızlı bir şekilde vermeye çalışırlar. Bu sistemin sakıncaları çok fazladır. Bu tür rejimler organizma için zararlı, metabolizma içinse korkunçtur. Ayrıca sık kilo alıp verme, mekanik faktörler nedeniyle cildin kendini bırakmasına neden olur, deride çatlaklar meydana gelir.

GÜNDE 3 LİTRE SU İÇİLMELİ Mİ?

Toksinleri ve zararlı maddeleri vücuttan atmak için, günde ortalama 1.5 litre su içmek gerekir. Ancak bu, herkes aynı miktarda su içecek demek değildir. Çünkü her insanın gereksinim duyduğu miktar değişir. Genel olarak içilecek sıvı miktarı kiloyla da ilişkilidir. 100 kiloluk bir kişi fazla zorlanmadan bir günde 3 litre su içebilir. Oysa 40 kiloluk biri için bu miktar fazla gelebilir. Ayrıca, vücutları su tutan kadınlar, içmeye başlar başlamaz şişkinlik meydana gelir. Bu durumda selülitten önce bu rahatsızlığın tedavisi ele alınmalıdır.

Tuzlu Su Mucizesi 

Tuzlu Su Mucizesi

TUZLU SU

Denize girdikten sonraki dinlenmişlik ve arınmışlık halini hepimiz biliriz. Havuza girdiğimizde ise bunu hissetmeyiz. Sebebi sudaki tuzdur. Tuzlu su bedende birikmiş negatif elektriği iletkenliği sayesinde sizden alır götürür.Sizler de akşam eve geldiğinizde bütün günün üzerinizde bıraktığı ağır etkiler ve stresten kurtulmak için yada toplantı, sınav gibi üzerinizde gerilim yaratan durumlardan önce ellerinizi bir miktar ( 1 litre suya iki çorba kaşığı tuz yeterli) tuzlu suyla yıkadığınızda bu birikmiş olan negatif elektrikten kurtulur ve arınırsınız. Yazıyı gönderenin uyguladığı yöntem, her akşam eve geldiğimde ellerimi sabunlamadan önce, ellerimi, banyomda lavabo başında hazırlayıp bıraktığım bir miktar tuzlu su ile yıkamak oluyor. Belirtmeliyim ki REİKİ ve şifa ile uğraşan dostlarım da seans öncesi ve sonrası bunu uygulamaları kendilerini ve uygulatıcıyı korumada büyük yarar sağlıyor. Duş alırken de arada tuzlu suyu başınızdan aşağıya dökerseniz tam ve net sonuçlar alırsınız. İş dönüşü ayakları nızı tuzlu suyla yıkamak tahmin ettiğinizin ötesinde bir yarar sağlar
.

Düz bir karın için neler yapmalı? 

Düz bir karın için neler yapmalı?

Dümdüz bir karın herkes için mümkün... Bunun için spor ve egzersiz yapmak çok önemli. Bir önemli nokta da şişkinliği önlemek için beslenmeye dikkat etmek. Sindirimi kolaylaştırmak için önemli birkaç altın noktayı derledik. Şiş bir karınla dolaşmamak istiyorsanız, okuyun ve uygulayın derim...

Şişkinlik yapan yiyecekleri açken yemeyin
Hepimiz farklıyız; bazılarımıza şişkinlik ve sindirim zorluğu yaşatan besinler bir diğerimiz için hiç bir problem yaratmayabilir. Siz de şişkinlik yapan besinleri yememektense onları ne zaman yemeniz gerektiğini öğrenin! Bazı besinler yemeğin başlangıcında veya öğün aralarında aç karnına yenirse şişkinlik yapabilir. Örneğin, kavun, yemek öncesi sizde şişkinlik yapıyorsa, yemekten sonra yiyin. Büyük olasılıkla hiç bir sorununuz olmayacaktır.
Çiğ sebze yemekten kaçının
Çiğ sebzeler pişmişlere oranla şişkinlik yapmaya daha meyillidir. Böyle bir sorununuz varsa, sebzeleri pişirerek yiyin. Ama asla fazla pişirmeyin; vitamin değerlerinden kaybederler. Yarı pişmiş, buharda pişirilmiş veya püre hale getirilmiş halde tüketin.
Sebzelerinizi buharda pişirin Buharda pişirmek besinlerin kaynar suyla temas etmemesi, dolayısıyla besin değerlerini daha fazla korumaları açısından önemlidir. Bir tencerede su kaynatın ve diğer tencereyi üstüne oturtup pişirmek istediğiniz besinleri içine yerleştirin. Bu yöntem şişkinlik yapmaya meyilli (lahana, karnabahar, soğan, pırasa, sarımsak gibi) besinlerin daha kolay hazmedilmesine yardımcı olur.
Lahana, karnabahar ve brokoli yerken... Bu üç sebze vitaminler ve antioksidanlar açısından çok zengindir. Ama içerdikleri kükürt ve lifler nedeniyle kolay hazmedilmezler. Bu üç sebzeyi buharda pişirmek besleyici özelliklerini kaybetmemesi açısından en uygun yöntemdir. Yalnız, pişirme esnasında kapak kapatmayın ki uçucu kükürt elimine olsun. Ayrıca, lahananın dış yapraklarını kullanmayın, daha lifli ve serttirler.
Kuru fasulye ve nohut Kuru fasulye ve nohut en fazla şişkinlik yaratan ve gaz yapan besinlerin başındadır. Bu nedenle pişirmeden önce mutlaka 2 saat yumuşamaları için suda bırakın. Mümkünse daha sonra kabuklarından ayırın. Ayırmıyorsanız, bir kaç dakika haşlayıp, ilk suyu dökün. Iyi pişirin ve yavaş yavaş, iyice çiğneyerek tüketin.
Yemek saatlerine sadık kalın Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği saatlerinizi sabitleyin. Öğünlerinize en az yarım saat ayırın. Asla hızlı, stresli ve geçiştirerek yemeyin ve hiç bir zaman öğün atlamayın.


Tokluk hissinize saygı gösterin Doyduğunuzu hissettiğiniz anda yemek yemeği bırakın. Çoğumuz zevk için, alışkanlık olarak veya stresle savaşmak için açlık hissetmesek de yemeğe devam ederiz; kendinizi sakının!

Çok içmekten kaçının Özellikle masada oturarak, fazla miktarda, lifi yüksek içecekler içmeyin. Midenizde şişkinlik yaratırlar.
Karnınızdan nefes alın Karnınızdan nefes almayı ve rahatlamayı öğrenin: günde 2 kez, sabah ve akşam, yere uzanın, ellerinizi midenizin üzerinde birleştirin ve bir çok kez derinden ve karnınızdan nefes alıp verin.
Ağzınız doluyken konuşmayın

Kusursuz bacakların sırrı..... 

Kusursuz bacakların sırrı

Bakım programları, terapiler ve egzersizler dışında, birkaç küçük püf noktasıyla da kusursuz bacaklara sahip olabilirsiniz. Işte, adım adım mükemmel bacaklara ulaşmanın sırrı...
Bacak bacak üstüne atmanın göze her ne kadar hoş görünsede sağlık açısından pek yararlı olduğunu söylemek zor. Çünkü bu "estetik" hareket, kan dolaşımını düzensizleştiriyor ve metabolizmanın yavaşlamasına neden oluyor. Özellikle masa başında çalışıyorsanız, bacak bacak üstüne atmak yerine,bacaklarınızı mümkün olduğunca uzatın ve gerin. Her öğünde karbonhidrat bakımından zengin tahıl ürünleri, ekmek, makarna, pilav ve meyve gibi gıdaları tüketin. Bu gıdalar sindirim sistemini düzene sokarak metobolizmanızı harekete geçirecektir.

Düzenli masaj yapın: Cildinizdeki ölü hücreleri gidermek için harcadığınız çaba ve enerjiyi vücudunuz içinde harcamalısınız. Temizleyici ve yenileyici etkisi olan peeling'in canlandırıcı etkisi vücut içinde geçerlidir. Özellikle cildin kalınlaştığı diz ve dirseklerinizi peeling ile yumuşatabilirsiniz.

Banyodan sonra özellikle sıcak suyun etkisiyle kuruyan cildinizi nemlendirmek için vücut sütü kullanmalısınız. Bacaklarınızı kremlerken ürünü topuklarınıza kadar sürmeye özen gösterin
. Böylece kuruyan, çatlayan ve kalınlaşan topuklarınızı yumuşatabilirsiniz.

Özellikle sıcak yaz günlerinde sık sık duş almak için birçok nedeniniz olacak. Bunlardan biri de yüksek topuklar üzerinde şişen ve yorulan bacaklardaki gerginliği yok etmek... Duşun son üç dakikasını bacaklarınıza ayırın
ve soğuk suyu doğrudan bacaklarınıza tutun. Bacaklarınızın daha zinde bir görünüm kazandığını göreceksiniz.

Hiç sigara hiçmeyin: Sigaranın en büyük sağlık düşmanı olduğu hiç kuşkusuz ki bilinen bir gerçek. Sigara birçok sağlık sorununun yanında cildin havasız kalmasına neden oluyor ve gözeneklerin de tıkanmasına yol açıyor. Sağlıklı bir yaşam için asla sigara içmeyin.


Egzersiz yapın: Yapacağınız egzersizler kan dolaşımını hızlandırarak, bacak kaslarını besler. Özellikle aerobik ya da step egzersizleriyle ya da bisiklet kullanarak bacak kaslarınızı şekillendirebilirsiniz.Masa başında otururken de egzersiz yapabilirsiniz.


Oturduğunuz yerde popo kaslarınızı gerin ve bırakın. Bu hareketi hergün 10 kez tekrarlayarak kalça ve bacaklarınızın şekillenmesini sağlayabilirsiniz.
Bacaklarınızın iç kısımlarını sıkılaştırmak için
dizlerinizin arasına bir tenis topu koyup, onu patlatacakmış gibi sıkın. Kaslarınızın çalıştığını hissedeceksiniz.
Haftada bir kez
lavanta ya da kekik yağı katılarak yapılan rahatlatıcı bir banyonun, kan dolaşımını düzenleyici bir etkisi bulunuyor. Ama dikkat; banyo süresi beş dakikadan fazla olmamalı. Yoksa bacaklarınız kurur ve cilt yüzeyinde pul pul dökülmeler olur.
Dondurucuda 10 dakika beklettiğiniz kalın naylon çorapları giyerek bacaklarınıza buz terapisi uygulayabilirsiniz.
Böylece bacaklarınızın eskisinden daha sıkı ve canlı bir görünüme kavuştuklarını göreceksiniz.
Banyo yaptığınız suyun sıcaklığını kontrol altına alın.
Çünkü çok sıcak su özellikle bacak ve kalçalardaki ince damarların ortaya çıkmasına yol açar.

Uygun bir yere uzanın, bacaklarınız kalbin seviyesinde olsun. Örneğin, ayağınızın altına yastık koyabilirsiniz. Bacaklarınızı sırayla havaya kaldırın, elleriniz ile eksenler çizerek masaj yapın.
Tüm gün vücudumuzun yükünü çeken bacaklarınız için yapacağınız egzersizlerin yanında en etkili yöntemlerden biri de trambolin ile zıplamak
. Daha çok spor salonlarında bulunan trambolin ile 10 dakika yapacağınız zıplama hareketi bacak kaslarınızı açacak ve güçlendirecektir.

Doğru banyo nasıl yapılmalı? 

Doğru banyo nasıl yapılmalı?

Doğru banyo yapmak…
Küvete koyacağınız su ne çok sıcak ne çok soğuk olmalı - 37 derece ısıdaki su tam kıvamıdır
. Su çok sıcak olduğu takdirde vücut dolaşımı ağırlaşıp yavaşlar ve dokular yorulur.
20 dakika küvette suyun içinde kalmak yeterlidir. Bu süreden daha fazla suda kalmak, vücudun buruş buruş olmasına ve kurumasına neden olur.
En iyi banyo zamanı; öğlen 15 ile akşam 21 saatleri arasındadır. Bu sayede bedenimiz daha iyi çalışır.
Banyo sonrasında kendinizi enerjik hissetseniz
de, hemen giyinip işlere koyulmayın. Bornozunuza sarınıp biraz yatağınızda veya koltuğunuzda uzanın ve suyun yavaş yavaş geçen sıcak etkisini hissedin.

Küçük banyo sözlüğü

Süt banyosunu mu, banyo jelini mi yoksa köpük yapan banyo tabletlerini mi tercih edersiniz? Hangisi daha iyi? Hem aradaki fark nedir? Sizin için küçük bir banyo sözlüğü oluşturduk. Böylece hem öğrenecek hem de hoşunuza gideni seçebileceksiniz…
Yağ banyosu:
pürüzsüz tenlerin favori banyosudur. Özellikle de okşanmayı sevenlere… Bu banyonun ardından vücut bir yağ tabakasıyla sarılır. Böylece vücut nem oranını daha uzun süre dengeleyebilir. Özellikle çok kuru ciltler için idealdir. Banyo jeli:
banyo jeli, banyoyu kremli köpüklü bir bakım macerasına dönüştürür. Içindeki malzemeye göre de stres giderici, gevşetici, uyarıcı veya dokuları sıkılaştırıcı bir etki gösterir.
Banyo tabletleri:
iç gıdıklayıcı bir etkisi vardır! Bu tabletler suya kaynayan bir hava vererek fokur fokurmuş gibi gösterirler. Sırtınıza bir tablet yerleştirin ve üzerine yatıp, derin nefes alın. Oluşan fokurtular bir masaj etkisi gösterecek ve sizi rahatlatacaktır.
Banyo tuzu:
bu tuzlar köpük oluşturmazlar. Tuz kristalleri suda çözülmeye başlayınca ciltte hafif yanmalar meydana gelebilir. Hatta bu kişinin sızlanmasına da neden olabilir. Banyo tuzlarının değişik kokulu türleri vardır.
Süt banyosu:
Kleopatra’nın her zaman sır gibi tutulan güzellik banyosudur. Sütteki yağ ve protein miktarı ciltte düzleştirici ve dinlendirici bir etkiye neden olur. Ya hazır süt banyosu ürünlerinden satın alacaksınız, ya da sıcak su ile dolu küvete taze süt ve biraz bal döküp karıştıracaksınız. Özellikle duyarlı ve kuru ciltler için idealdir.
Köpük banyosu:
kalitesine bağlı olarak cildi kurutabilir, bu nedenle daha çok yağlı ciltler için uygundur. Yüksek kalitedeki köpük banyoları küvetten taşabilen oldukça büyük köpük dağları oluşturmak yerine, suyu hafifçe köpürtüp vücudu dinlendirirler.

Manikür ve pedikürün püf noktaları 

Manikür ve pedikürün püf noktaları


Bakımlı olmanın ön şartlarından biri de manikür ve pedikürdür.Günlük hayatımızda bütün vücudumuza oldugu gibi el ve ayak bakımınada önem verme-liyiz.Eller iletişim esnasinda en önemli unsurlardan biridir.Şeytan tırnaklarına dikkat edilmeli,kişinin yaşına, sezona ve moda renklere göre oje uygulanmalıdır.

Sürekli kırılan ve ayrılan tırnaklar ,besleyici ilaçlar ile güçlendirilmelidir.Pedikür özellikle yazın büyük önem taşır. Kışın sürekli kapalı ayakkabılar içinde hava almayan ayaklarımızın sağlıklı ve hoş görünmesi için pediküre ihtiyaç vardır. Batan ayak tırnakları kapalı ayakkabılar içinde kaldıkça büyük problemlere yol açar.Uzman kişiler tarafindan tedavi edilmelidir.

AYAK SAĞLIĞI

Tabii ki tıp her zaman en etkili tedavi yöntemlerine sahiptir.Ama bazı küçük problemlerde doktora gitmeden önce evde yapılabilecek tedavi yolları vardır.

NASIR:
Ayaklarınızı,içerisinde şampuan bulunan 2lt'lik ılık suda 10 dakika bekletin.Ayak derisini yumuşatmak için,sudan çıkardığınız ayaklarınıza bitkisel yağlar ya da kremlerle masaj yapın.Daha sonra pomza taşı ile ayaklarınızı ovun.Nasırınızı görebileceğiniz şekilde ayaklarınızı bir yastığın üzerine koyun.Nasırın üzerine vazelin sürün.Nasırı pamuklu kadife bir kumaş parçası ile sarın.Her banyodan sonra kumaşı değiştirerek,1 hafta boyunca bu şekilde kapatın.Nasır yenilenirse aynı işleme devam edin,eğer acı devam ediyorsa mutlaka bir doktora görünün.

BAKIMLI ELLER VE AYAKLAR

Her türlü dış etkene maruz kalan ellerimizin itinalı bir bakıma htiyacı vardır.Zarif,düzgün,bakımlı el ve tırnaklar için yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.Ilk iş ellerinizi yıkadıktan sonra yumuşatıcı krem kullanmak ve haftada bir gün manikür ideal.

MANİKÜR Kuaförünüzde yaptırabileceğiniz gibi,evde kendinizde yapabilirsiniz.


1.Öncelikle tırnaklarınızdaki ojeyi temizleyin,tırnak diplerine yumuşatıcı krem sürün.

2.Sıcak suya birkaç damla şampuan ve yarım limon suyu ekledikten sonra ellerinizi iki dakika bu suda bekletin.

3.Daha sonra tırnak dipindeki etleri itin,yüzeyde kalan ölü dokuyu alın.

4.Tırnaklarınızı törpüleyin,ellerinize krem ile birlikte masaj yapın.

5.Önce tırnak koruyucusu daha sonra oje sürerek manikürünüzü tamamlayın.

EL BAKIMININ PÜF NOKTALARI

-Bakım kremleri tırnak etlerini yumuşatır.

-Tırnaklarınızın nefes alması gerekiyor,bu yüzden sürekli ojeli olmamasına dikkat edin.

-Ellerinizin yumaşacık olmasını istiyorsanız;iki çay kaşığı bal ve yarımlimon suyunu karıştırarak ellerinize sürün.

-Elleriniz çok fazla terliyorsa soğuk suyun altına tutun,soğuk su kan dolaşımını kısa sürede düzenler ve terlemeyi önler.

AYAKLAR:
Vücudun bütün yükünü çeken ayaklar ihmal edilmemeli.Ilk adım ayakların yorgunluğunu gidermek.Daha sonra pedikür ile son noktayı koyabilirsiniz.

PEDİKÜR

1.Tırnak diplerini yumuşatmak için krem veya jel uygulayın.Daha sonra ayaklarınızı sıcak su dolu bir kapta dinlendirin,yumuşamalarını bekleyin.Suyun içine bitkisel maddeler atabilirsiniz.

2.Daha sonra tırnak diplerini iterek ölü dokuyu alın.

3.Tırnaklarınızı törpüleyin,üst kısmınıda törpülemeyi ihmal etmeyin.

4.Krem sürdükten sonra bir kat tırnak güçlendirici sürün.

5.Ponza taşı ile ayaklarınızdaki ölü hücreyi temizleyin,terlemeye karşı kokulu ayak pudralarını kullanın.

ETKİLİ AYAK BAKIMININ PÜF NOKTALARI

-Ayaklarınıza özellikle topuk kısmına losyon ve nemlendirici ürünlerle masaj yapın.

-Krem sürerken tırnak etlerine sürmeyi ihmal etmeyin.

-Topuklarınız sert ise yatmadan vazelin sürün ve pamuklu çorap giyin.

-Ayaklarınızı dinlendirmek için sıcak su içine lavanta çiçeği yağı ekleyin,yorgunluğu alır.

-Ayaklardaki ölü deriler için peeling yapan bakım ürünleri kullanabilirsiniz.

MANİKÜR 

 

Sonuç1 Sonuç MANİKÜR9 MANİKÜR 8 MANİKÜR7 MANİKÜR 6 MANİKÜR 5 MANİKÜR 4 MANİKÜR 3 MANİKÜR2

MANİKÜR MANİKÜR1

 

Daha Sağlıklı Daha Güzel El İçin 

Elleriniz yıpranmadan önleminizi alın!
En çok kulladığımız ve dolayısıyla en çok yıpranan organlarımızdan biri eller... Bu yüzden onlara gerekli özeni göstermek boynumuzun borcu!
Ellere ne zarar verir?
Fazla sıcak ve fazla soğuk su
Deterjanlar, evde kullanılan temizlik ürünleri
Güneş, soğuk, yağmur, deniz ve toprak da elleri hırpalar.
Elleri nasıl korumalısınız?
Suyla yapılacak işlerde lastik eldiven giyin.
Ev işlerinde ise pamuklu eldiven kullanın.
Elleriniz için küçük yardımcılar
. Ellerinizi ıslattıktan sonra iyice kurulayın. El kremi ya da losyon sürün.
. Ellerinizi günde iki, üç kere yumuşak sabunla yıkayıp bol suyla durulayın. Günde bir kere parmakları, tırnakları fırçalayın.
. Sert olmayan bir ponza taşı da elleriniz için yararlıdır. Sert derileri aldığı lekeleri de çıkarır.
. Haftada bir kere ellere çok yağlı kremle masaj yapın. Her parmağın ucundan başlayarak dibine kadar iyice sıvazlayın. Avuç ve el üstüne masaj yapmayı unutmayın. Bunun için en uygun zaman gece yatmadan öncedir.
. Arada bir ellerinize kalın tabaka krem, vazelin sürün pamuklu eldiven takıp yatın. Uyumakta biraz zorlanabilirsiniz. Ama sabah kalktığınızda elleriniz çok bakımlı olacaktır.
. El üstlerine sürülecek parafin tabakası gözenekleri açmak için çok yararlıdır.
. Limon da eller için yararlıdır. Elin rengine iyi gelir.

Özel bakım gerektiren durumlar
1. Esmer lekeler: Bunlara yaşlılık lekeleri denir. Ellerde kahverengimsi lekeler oluşur. Bu lekelerin çıkmasını geciktirmek, hatta önlemek mümkündür. Bunun için filtreli güneş ilacı kullanabilirsiniz. Eldeki benekler için de pigmen renklerini açan bir krem yararlı olur. En kötü ihtimalde suda çıkmayan fondotenle kapatabilirsiniz. Bu yöntem aynı zamanda damarların gözükmesini engeller.
2. Soğuk kabarcıkları: Parmakların yeteri kadar hareket etmemesi, soğuk ve nemden yeterince korunmaması neden olur. En iyi yol, egzersiz yapmaktır. Çünkü bu egzersizler kan dolaşımını hızlandırır.
3. Sert deri ve çatlaklar: Bunlara soğuk hava, elleri fazla zorlayan işler yol açar. Çatlaklara kir dolabilir. Bu kirleri limonla çıkarabilirsiniz. Sonra da bir parça pamuk yardımıyla zeytinyağı sürün. Bir süre bekledikten sonra ellerinizi sabunlu suyla yıkayıp iyice durulayın. Tabii ki sonra krem sürmeyi unutmayın. Bunun her gün yaparsanız elleriniz düzelir.

El ve parmak egzersizleri
1. Yumruk açma: Yumruğunuzu iyice sıkın. Sonra parmaklarınızı öne doğru mümkün olduğunca açın. İki eli de aynı zamanda yapın. Bu hareketi en az 6 kere yapmalısınız.
2. Parmak ayırma: Ellerinizi avuçlarınızın yere bakacağı şekilde tam önünüze koyun. Parmaklar birbirlerine sıkaca yapışmış olsun. Sonra parmaklarınızı açabildiğiniz kadar açın.

Sıkı Göğüslere Sahip Olmak İçin.... 

Güzel ve sıkı göğüslere sahip olmak isteyen kadınlar fesleğen, nar, patates ve hurma gibi besinleri yemeli. Her kadın diri ve biçimli göğüslere sahip olmak ister. Genetik olarak 'güzel' göğüslere sahip olmayan ya da hızlı kilo alıp vermekten kaynaklanan deformasyondan şikayet eden kadınlar ise ya kozmetik sektöründe ya da estetik kliniklerinde çare arar. Şimdi ise kadınlar için yepyeni bir 'buluş' var. Artık bıçak altına yatmak istemeyen kadınlar, yüzde yüz bitkilerden yapılan tabletleri kullanarak hayallerini süsleyen göğüslere

kavuşabiliyor. Hormonlardan kaynaklanan kanserlere kaşı koruyucu özelliği bulunan, menopoz, ostropoz tedavilerinde kullanılan ve fito östrojen olarak bilinen bitkisel hormonlar, sadece bu hastalıklarla savaşmakla kalmıyor aynı zamanda göğüsleri de biçimlendiriyor. Fito östrojenlerin göğüsteki algılayıcılar tarafından algılandığını söyleyen Uzman Hekim Dr. Ahmet Günay, böylelikle göğüslerin hacminin büyümeye başladığını anlatıyor: "Vücut bu fito östrojenleri algılayarak, meme bezleri ve kanallarda sıvı tutulmasını sağlayıp memenin daha gergin ve daha büyük olmasını sağlıyor. Bu şekilde göğsü bir iki hacim kadar büyütüyor.

Amerika'da satılan Allbres, Breast Success, Newcurves ve Erdic adlı tabletlerden Allbres artık Türkiye'de de satılıyor." Aslında bu bitkisel hormonların gıdalarla alınmasını yeğlediklerini söyleyen Günay, daha diri göğüslere sahip olmak isteyenlerin tüketmeleri gereken besinleri ise şöyle sıralıyor: "Sarımsak ve fesleğen gibi lezzet vericiler; soya gibi kuru baklagiller; buğday ve pirinç gibi tahıllar; bezelye, havuç ve patates gibi sebzeler; hurma, nar, vişne ve elma gibi meyveler. İçecek olarak da kahve."

DİĞER BİR SEÇENEK ESTETİK...

Degajenizi şöyle gönlünüzce açamıyorsunuz. Dolgulu sutyenler ve bikinilerden de bıktınız. O halde yapmanız gereken bir plastik cerrahın kapısını çalmak. Sadece 30 dakikanızı alacak bir operasyonla hayatınızın geri kalan bölümünü göğsünüzü gere gere yaşayabilirsiniz

Kilonuz hiç fena değil, hatta boyunuz-posunuz da yerinde. Ama yine de şöyle gönül rahatlığıyla dekolte kıyafetler seçemiyorsunuz…

Hatta o güzelim bikiniler ve mayolar da üstünüzde istediğiniz gibi durmuyor. Çünkü göğüsleriniz küçük… İşte sizin gibi göğüslerinden yana dertli olanların imdadına plastik cerrahi yetişiyor. Meme büyütme operasyonları dünyada olduğu gibi ülkemizde de en popüler üç estetik ameliyattan birini oluşturuyor


 

Daha Biçimli Kalçalar İçin.... 

Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek...

Küçük, dar ve sıkı kalçalar... Kadın vücudunun en çok ilgi çeken bölgelerinden olan kalçaların biçimli olması aslında bir hâyâl değil. Biraz özen, bakım ve egzersiz kalçalarınızın forma girmesinde ve seksi bir görünüm almasında son derece etkili olabiliyor. Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek.

Bildiğiniz gibi suyun sağlığımız üzerindeki yararları saymakla bitmiyor. Suyun cilt ve sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri olan suyu asla ihmal etmeyin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.



Sıkı ve biçimli kalçalara sahip olmak için bu bölgedeki kaslarınızı çalıştırmanız şart. Bunun için en ideal hareket şudur: Yere sırt üstü uzanarak kalçanızı 10 kere kaldırıp indirin. Daha sonra yukarıda 10 saniye kadar tutun. Bu hareketi 4 kez tekrarlayın. Bunun dışında yüzme, yürüyüş özellikle de bisiklete binmek de kalçalar için önerilen egzersizler arasında yer alıyor.

Masaj kalçalar için de çok yararlı. Piyasada satılan masaj aletleri ile yapabileceğiniz gibi suyla da masaj yapabilirsiniz. Özellikle soğuk suyun basıncı kalçalarınızın sıkılaşması için ideal.

Tuzdan ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.

Özellikle masa başında oturarak iş yapan kadınların büyük bölümünde alınan kilolar kalça bölgesine gidiyor ve zamanla dolgun kalçalar ortaya çıkıyor. Bu nedenle gün boyu hareketsiz kalmayın. Ofisiniz üst katlarda ise asansör yerine merdivenleri kullanın.

Yürüyebileceğiniz mesafeler için arabanıza ya da toplu taşıma araçlarına binmeyin.